Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisi kadın yumurta hücresi (oosit) ile erkek meni hücresinin (sperm) vücut dışında, özenle hazırlanmış laboratuvar koşullarında döllenerek, döllenmiş olan yumurta hücrelerinden (embriyo) belirli bir sayıda seçilmesi ve rahim içerisine yerleştirilmesidir.

.

1. Ön Siklus

Hastanın tedaviye başlamaya karar verdiği andan itibaren olan ilk adet gününde doğum kontrol hapı kullanımına başlanır. Doğum kontrol hapının kullanım amacı, hastanın adetini düzenlemek, ve tedaviye başlayacağı bir sonraki adet dönemine kadar herhangi bir yumurtalık kistinin oluşma şansını da ortadan kaldırmaktır. Hastanın adetinin 21. gününde tedavisine gonadotropin-releasing hormon (GnRH) analoğu eklenir. Yüksek etkili bir anti-hormon olan GnRH, burun spreyi ya da günlük enjeksiyon olarak verilmektedir. Analog beyinde hipofiz adı verilen ve stimulan hormon (FSH) ile luteinizan hormon (LH) adlı iki önemli hormonun salgılanmasını kontrol eden bezin faaliyetlerini baskılar. Bu hormonlar normal bir döngüde, overin her ay bir folikül üretimini uyarırlar. Verilen analog hipofiz ile over arasındaki bağlantıyı geçici olarak durdurmaktadır. Bu uygulamaya yumurta toplama işlemine kadar devam edilir. Doğum kontrol hapı 21 gün kullanılır ve bitiminden 10 gün sonra yeni adet dönemi başlamaktadır.

2. Yumurtalıkların Uyarılması

Yeni adet döneminin 3. gününde, yumurtalıkların uyarılması amacıyla iğne şeklinde hormon içeren ilaçlara başlanır. Bu ilaçların kullanılmasındaki amaç, birden fazla yumurta hücresinin gelişmesine yardımcı olarak gebelik ihtimalini arttırmaktır. Yumurtalıkların uyarılma süreci yaklaşık olarak 12 gündür fakat bu süreç yumurtalıkların ilaca olan cevabıyla belirlendiğinden, kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu süreç esnasında gün aşırı hormon ve ultrason ile de yumurta gelişimi yakından takip edilmektedir.

Diğer bir tedavi yöntemi ise kısa protokol denilen, adetin 2. ya da 3. günü başlanılanıp, ortalama 15 gün süren bir tedavi protokolüdür. Bu tedavi protokolünde yumurtaların uyarılması için iğnelere başlanır. Folliküller belirli bir boyuta geldiğinde ya da hormon içeren ilacın kullanımının 6. gününde folliküllerin erken çatlamasını engellemek amacıyla koruyucu olarak gonodatropin-releasing hormon antagonisti verilir. Bu ilaç göbekten yapılmaktadır. Tedavi süresinin uzun protokole göre daha kısa olması, uzun protokole oran ile eşit başarı şansına sahip olması ve hiperstimulasyon (yumurtalıkların aşırı uyarılması) sendromu gibi belirli yan etkilerin daha seyrek görülmesi sebebiyle, günümüzde kısa protokol daha sık tercih edilmektedir.

3. Yumurta Toplanması

Yumurtalar belirli bir olgunluğa ve boyuta ulaştıkları zaman, yumurta hücrelerinin çatlaması amacıyla farklı bir hormonal iğne kullanımına başlanır. Bu iğnenin yapımından yaklaşık olarak 34-36 saat sonra ise yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Bu işlemin hassasiyeti açısından, iğnenin yapılış zamanı çok büyük önem taşımaktadır.

Yumurta toplama işlemi: Hasta sabah aç karnına kabul edildikten sonra uyutulup, yaklaşık olarak 20 ile 30 dakika arasında süren yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Hastanın uyuması sebebiyle bu işlem ağrısız bir işlemdir. IVF için yumurtalara vajinal yolla ulaşılır. Bu işlem için, yumurtaları dışarı doğru emen ve doğru yere yönlendirilmesi için ultrason yardımıyla yönlendirilen bir iğne kullanılmaktadır. Hasta başına 10-12 civarında olabilse de, yumurta sayısı değişkendir, ve bu sayı 1 ile 40 arasında değişim gösterebilir. Çok nadir de olsa hiç yumurta toplanamadığı durumlar görülebilmektedir. İşlemin hastanede kalmayı gerektirmemesi sayesinde hastalarımız birkaç saat sonra evlerine gidebilmektedirler.

4. Yumurtaların Döllenmesi

Elde edilmiş olan yumurta hücreleri, laboratuar şartlarında ve sperm hücre kalitesine göre, klasik tüp bebek (IVF) ya da mikroenjeksiyon yöntemi kullanılarak döllenir. Bu döllenme sayesinde anne karnında gelişen bebeğin temel taşı olan embriyo oluşmaktadır. Mikroskop altında tespit edilen döllenme, yaklaşık olarak 12 ile 15 saat arasında bir süreçte oluşmaktadır. Bu oluşumun sonucu hastaya bildirilir ve embriyo transferinin yapılması için bir gün kararlaştırılır.

5. Embriyo Transferi

Döllenmiş embriyoların (Pre-embriyo ya da zigot adı verilir) toplanmasından 48-72, hatta duruma bağlı olarak 120 saat sonra transfer yapılır. Bu transfer yapılma zamanı embriyonun kalitesine göre belirlendiğinden süreler değişiklik gösterebilir. Embriyolar, ince plastik bir boru şeklinde olan kateter yardımıyla rahim ağzından nazikçe geçilerek rahim içerisine transfer edilir. Transfer edilecek embriyoların sayısı uygulamadan önce jinekolog ile birlikte kararlaştırılmakta ve ona göre transfer işlemi yapılmaktadır. İşlemin basit ve ağrısız olması sebebiyle hasta yarım saatlik bir dinlenme sürecinden sonra taburcu edilir. Progesteron dediğimiz, vajinal yoldan veya kas içerisine uygulanan hormon, yaklaşık olarak iki hafta sonrasında yapılacak olan gebelik testine kadar hastaya verilir. Gebelik testi sonucu pozitif olan hastanın, gebelik testi tarihinden 10 gün sonrasında gebelik kesesini görmek için ultrason yapılmaktadır.

6. Gebelik Testi

Transfer işleminden 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Hebeliğin oluşup oluşmadığı öğrenilir. Bu test açlık ve tokluk gerektirmeyen kanda BHCG dediğimiz bir kan testidir.

Gebelik testi olumlu sonuç verip gebelik gerçekleştikten 1 hafta – 10 gün sonrası için ultrason kontrolü yapılır. Şehir dışı veya yurtdışındaki hastalarımız ise bulundukları yerde kontrollerini yaptırıp bilgi verirler.

.

.

Bu risk oranı tüp bebek uygulaması ile dünyaya gelen bebeklerde ne ise doğal yolla dünyaya gelen bebeklerde de aynıdır. Tüp bebek tedavisine ait bir özel risk mevcut değildir.

Tüp bebek tedavisinin başarısızlığı

Bazı etkenlerden dolayı tüp bebek tedavisi başarısızlıkla neticelenebilir. Hem çiftler hem de tüp bebek tedavisini uygulayan doktor açısından istenmeyen bir sonuçtur.

Tüp bebek tedavisinde kadının yumurtalıklarının dönerek burkulması yani over torsiyonu

Özellikle OHSS gelişen kişilerde ortaya çıkma riski fazla olsa da nadiren karşılaşılmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde karın organlarında yaralanma

Yumurta toplama aşamasında; idrar torbası, barsak ve rahme yakın damarlarda oldukça nadiren yaralanma meydana gelebilir.

Tüp bebek tedavisinde yumurtaların gelişmemesi

Kadına uygulanan ilaç tedavisine rağmen karşılaşılabilen bir durumdur.

Tüp bebek tedavisinde istenen sayıda yumurta toplanamaması

Ultrasonda teşhis edilen foliküllerden yeteri kadar yumurta sağlanmasının mümkün olmamasıdır.

Tüp bebek tedavisinde döllenmenin gerçekleşmemesi

Laboratuar koşullarında yumurta ve sperm hücresi ile gerçekleştirilmesi beklenen döllenme oluşmayabilir.

Tüp bebek tedavisinde transfer edilen embriyonun rahme tutunamaması yani implantasyon başarısızlığı

Bu durum tedavinin iptal olmasına ve tedavi sonucunun başarısız neticelenmesine yol açabilir.

Tüp bebek tedavisinde düşük riski

Tıpkı doğumsal bozukluk risklerindeki oran düşük riskinde de aynıdır. Gerçekleşen gebeliğin düşük ile sonuçlanması bu gebeliğin doğal yolla ya da tüp bebek tedavisi ile elde edilmesine göre farklılık göstermemektedir.

Tüp bebek tedavisinde dış gebelik

Dış gebelik tüp bebek tedavilerinde yüksek risk taşır. Kanama ile seyreden dış gebeliğin tanısının konulması hormon testleri ve tarama yolu ile yapılmaktadır. Tüp bebek tedavisinin ardından gerçekleşen gebeliğin normal bir şekilde ilerlemesine rağmen kanama, karın ağrısı gibi şikayetler yaşandığı takdirde dış gebelik şüphesi ile doktora başvurmak önem arz etmektedir.

Tüp bebek tedavisinde yumurtalık kanseri

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların ilerleyen süreçte kansere neden olup olmadığı merak edilen bir konudur. Ancak yumurtalık kanserini tetikleyen neden kullanılan ilaçlardan daha çok hastada kısırlığın meydana gelmesini sağlayan faktörler ve hastanın doğum yapmamış olması olarak düşünülmektedir.

Tüp bebek tedavisinde heterotopik gebelik

Heteretopik, hem rahim içerisinde normal gebeliğin, hem de rahim dışında dış gebeliğin gerçekleşmesidir. Çok sayıda embriyo transferi yapılan kadınlarda, heterotopik gebelik riski artmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde erken menopoz

Tüp bebek tedavisinde uygulanan ilaçlar ya da uygulanan işlemler, erken menopoza neden olmamaktadır.